Tarihi Evlerimiz Yanıyor, Biz Hala Seyrediyoruz!

Boyabat’ta tarih bir kez daha alevlerin arasında kaldı.

24 Eylül Perşembe sabahı, Gökdere Mahallesi’nde üç katlı ahşap bir ev yangınla kullanılamaz hale geldi. İtfaiye ekipleri müdahale etti, alevlerin çevredeki yapılara sıçraması önlendi. Neyse ki can kaybı ve yaralanma olmadı.

Ama bir kayıp daha yaşandı.

Çünkü yanan sadece ahşap, kereste ve kiremit değildi.

Bir evin hafızası yandı.

O evin duvarlarında kim bilir kaç ailenin hikayesi, kaç düğünün heyecanı, kaç ayrılığın hüznü, kaç çocuğun sesi vardı. Şimdi geriye is, kül ve “Keşke…” denilecek bir manzara kaldı.

Boyabat’ta tarihi bir ev yandığında toplumda hemen aynı cümle dolaşıma giriyor:

“Bunun altında kesin bir iş vardır.”

İşte burada biraz durmak gerekiyor.

Yangının çıkış nedeni elbette araştırılmalı. Bir ihmal, kundaklama ya da başka bir neden varsa ortaya çıkarılmalı. Ancak “Ev yandı, demek ki sahibinin işine geldi” şeklindeki peşin hüküm, çoğu zaman gerçeği ortaya çıkarmaktan çok insanları zan altında bırakıyor.

Üstelik tarihi tescilli bir yapı yandığında, yerine hemen “mis gibi bir apartman dikilecek” diye bir durum da yok.

Maalesef senaryo böyle değil.

Tarihi yapıların tabi olduğu koruma hükümleri nedeniyle bu yapıların yerine gelişigüzel yeni bina yapılması mümkün değil.

Peki asıl sorun nerede?

Asıl sorun belki de yangından çok daha önce başlıyor.

Boş bırakılan, kullanılmayan ve zaman içerisinde kaderine terk edilen tarihi evlerde…

Çevrede yaşayan vatandaşlardan ve bu yapılara yakın bölgelerde oturanlardan yıllardır duyduğumuz bazı iddialar var. Kullanılmayan evlerin zaman zaman bazı kişiler tarafından izinsiz şekilde kullanıldığı, buralarda madde kullanımının yaşandığı ve güvenlik açısından ciddi sorunlar oluştuğu yönünde şikayetler bulunuyor.

“Tescilli” demek, kapısına görünmez bir tabela asıp anahtarı çevirmek değildir.

Koruma, biraz da sahip çıkmaktır.

Boyabat’ın tarihi evleri sadece eski binalar değil.

Onlar bu şehrin geçmişten bugüne tuttuğu notlar.

Artık yangından sonra konuşmak yerine yangından önce harekete geçmek gerekiyor.

Tescilli tarihi evler için ilgili kurumların, mülk sahiplerinin ve yerel yönetimlerin içinde olduğu daha etkin bir koruma planı oluşturulmalı.

Boş ve risk altında bulunan yapılar belirlenmeli. Güvenlik açısından sorun oluşturan binalar düzenli olarak denetlenmeli. Gerekirse girişleri kontrol altına alınmalı.

Boyabat’ın tarihi evleri için artık alarm zili çalıyor.

Her yangından sonra birkaç gün üzülüp sonra unutursak, geriye korunacak tarih de kalmayacak.

Mesele, bir sonraki ev için ne yapacağımız.

Kül olduktan sonra tarihi korumak mümkün değil.

Tarihi korumak, yangın çıkmadan önce başlar.