Çocuklarımızı Savaş Görüntülerinden Korumalıyız

Gündemimizde İran-İsrail-Amerika gerilimi sürerken bir yandan da İsrail-Filistin çatışmaları ekranlarımızı dolduruyor. Sosyal medya ve haber kanallarında patlama sesleri, yaralı insanlar, vücut bütünlüğü bozulmuş görüntüler ve bazen yapay zekâ ile hazırlanmış gerçek olmayan videolar her gün önümüze düşüyor. Yetişkinler olarak bu içeriklere alışmış olabiliriz; ancak durum çocuklar için tamamen farklı.

Uzmanlar, çocukların gördükleri ve duydukları bilgileri yetişkinler gibi analiz edemediğini vurgularken küçük yaşta savaş görüntülerine maruz kalan çocuklarda “savaş her yerde olabilir” algısı gelişebildiğini , bu algının uyku problemleri, kabuslar, huzursuzluk, içe kapanma ve sürekli soru sorma gibi davranış değişikliklerine yol açabildiğini ifade ediyorlar.

Çocuklar olayları soyut olarak kavrayamadığına dikkat çeken uzmanlar, çocukların gördükleri görüntüleri kendi dünyalarına uygulayarak korku duygusunu büyütebileceklerini söylüyorlar. Bu nedenle ebeveynlerin, çocukların haber içeriklerine erişimini sınırlamaları büyük önem taşıyor. Görüntü ağırlıklı içeriklerden uzak tutmak, çocukların kaygısını azaltmanın ilk adımı.

Biz yetişkinler, ekranlarda gördüğümüz her şeye alışmış olabiliriz. Ancak çocuklarımızın ruhu bu içeriklere hazır değil. Onları korumak, bilinçli ve sakin ebeveynlikten geçiyor. Haberleri sınırlamak, sorularını dikkatle yanıtlamak ve günlük yaşamlarını güvenle sürdürebilmelerini sağlamak, çocuklarımıza verebileceğimiz en büyük hediyedir.

Çocuklarımızın gözlerindeki güveni, korku ve kaygıyla değiştirmeyelim. Çünkü yarın, bugünün korunmuş ve dengeli ruhlarında şekillenecek.