CEMRE SUYA DÜŞRKEN
Cemre…
İki hece. Bir Kelime.Ama içinde bir mevsim saklı.
Eskiler takvime değil, tabiata bakardı.
Rüzgârın yönünden, toprağın kokusundan, suyun çözülüşünden anlardı baharın yaklaştığını.
Ve o günlerde bir söz dolaşırdı dillerde:
“Cemre düştü.”
Kelime, Arapça kökenli olup “kor, ateş parçası” anlamına gelir. Halk inanışına göre cemre, birer hafta arayla önce havaya, sonra suya, en son toprağa düşer.
Bu düşüş, sıcaklığın artmasının ve ilkbaharın yaklaşmasının işareti kabul edilir.
Cemre Ne Zaman Düşer?
• 19–20 Şubat: Havaya
• 26–27 Şubat: Suya
• 5–6 Mart: Toprağa
Her ne kadar cemre düştüğünde havaların hemen ısınacağı düşünülse de, doğa kendi ritminde ilerler. Bazen cemre düşer, hava yine soğur. Ama insanın içindeki umut soğumaz.
Çünkü cemre sadece havayı ısıtmaz.
İnsanın yüreğine de ısıtır.
Kırsalda yaşayanlar iyi bilir. İlk cemreyle birlikte hayvancılıkla uğraşanlar derin bir nefes alır. “Artık don kırılır” denir. “Sular çözülür.” Bu, sadece meteorolojik bir beklenti değil; psikolojik de bir rahatlamadır.
Cemre, kültürümüzde de iz bırakmıştır. Ardından Nevruz gelir; doğanın uyanışı kutlanır. Sonra Hıdrellez… Ateşler yakılır, dilekler tutulur.
Osmanlı döneminde divan şairleri cemre zamanında övgü şiirleri yazmış, bu şiirlere “cemreviye” adı verilmiştir.
Bugün genç kuşaklar mevsimi takvim uygulamalarından takip ediyor.
Oysa cemre, halk takvimimizin en zarif işaretlerinden biridir.
Belki de bu yüzden yıllar önce kaleme aldığım fakat henüz yayımlayamadığım romanıma “Cemre Suya Düşerken” adını vermiştim. Çünkü insanın hayatında da cemreler vardır.
Önce umut havaya düşer.
Sonra kalbe.
En sonunda toprağa kök salar.
Cemre düştüyse bilin ki bahar da uzakta değildir. Selam ve dua ile…