KÖYDE BAYRAM
Evde bayram, köyde bayram.
Helva hazır gelsin ayran.
Nasıl olur sizde bayram.
Hep güzeldir bizde bayram.
Nezih yıldırım 1992
Gerdanlığı koyduk ve köyde ki bayramları anlatmaya çalışacağız.
Sebebini bilmiyorum ama insanoğlu her şeyin eskisini arzuluyor.
Mesela eski düğünleri dernekleri ve bayramları insanlar özlemle anlatıp durur.
Demek ki yaşanmışlıklar yeniden yaşanmıyor ama gönüllerde hep izi kalıyor.
Anne ve babamızın başımızda olduğu günleri hangimiz özlemiyoruz ki?
Hepimiz çocukluk devresi yaşadık,yeniden çocuk olma şansımız da yok. Ama içimizde geçmişin hayali hep canlı duruyor.
Birçoğumuz sevdiklerimizden koptuk ama gönlümüzden söküp atamadık geçmişi.
Hayatın olağan akışı içinde farklı yer ve zamanlarda eski yılları arzuluyoruz hepimiz.Ve özlemle yadediyoruz yaşanmışlıkları.
Köyde yaşayanlar şehirlere özenir/imrenirken şehirde yaşayanlar da görkemli binaların yalnızlaştırdığı insanlar durumunda doğaya kaçmaya çalışır,böylece ömür geçip gider.
Yaşadığımız dönemler;silinmez hatıra gibi gönüllerde yeniden canlanır.
Yazımız başlığına köyde bayram dedik. Geçmişin izlerine bakıp ne tür bayramlar yaşamışız onlara bakmak istedik.
Konuyu dağıtmadan 50-60 yıl ötelere giderek dar bir bölgede ki bayramlardan bahsedeceğiz.
Tarihe yolculukta Sinop/ Boyabat'a bağlı, 1990’dan itibaren de Sinop/Saraydüzü’ne bağlanan yöresel olarak Akpınar denilen aslında 4-5 köyü kapsayan bir bölgede geçen yıllardaki bayramları anlatmaya çalışacağız.
Akpınar yöresi dört köyden oluşmakta.Yukarıakpınar, Aşağıakpınar Hanoğlu Köyü Muhtarlıklarını içine alan ve birde Yukarıakpınar Köyünde Ali Baba mahallesi de bu bölgede köy kapsamında değerlendirilirdi.
Diğer çevre köylerle bağlantıları olsada ağırlıklı olarak bu dört köy bayram programlarının odak noktası sayılır.
Bunlara Ulu Köy ve Çampaşa köyleride dâhil edilebilir.
Bu köylerin Ramazan bayramları, arefe günü akşamında her köyüm kendi tüzel kişiliği içinde bir arada iftar açmasıyla başlar, kurban bayramında ise bayram namazından sonra ikinci günü her köyün kendi içinde sabah kahvaltısı ile başlamış olurdu.
Özellikle İftar yemekleri şimdi ki gibi toplu halde mümkün değildi.
Yalnızca tüm köy halkı akşam evlerinde ne pişirilmiş ise birer ikişer tabakta köy odası dediğimiz mekâna getirir ve sofralar oluşturularak kimden ve hangi evden geldiği belli olmayan yemekler sofralara dağıtılır, birlikte iftar açılırdı.
Ramazan bayramında; namazından sonra, yine dört köyün adamları mezarlıkta buluşur, hafızlar tarafından yasını şerif okunur dualar ve duaların ardından yapılan bayramlaşmadan sonra herkesin gelirken yedi çift olarak getirdiği “Bişi” olarak adlandırılan sütlü ekmekler dağıtılır sofralarda yenilir ve beraberce kabirler ziyaret edilirdi.
Bu durum Kurban bayramında ise 2.gün ayni şekilde devam ederdi.
Bişi dediğimiz bu ekmekler 7 çift hazırlanır bir de garip hakkı olarak fazla konulurdu.
Bayramın diğer üç günü de köyler sırasıyla birbirlerini ağırlardı. O tarihlerde misafir gelecek köylerin en favori yemeği etli pilav ve sarı burma tatlısı idi.
Köy kadınları da salıncaklar kurarak köylerde çok güzel şenlikler yaparlardı.
Köylerde ki bayramlaşmalar aile ziyaretleri değil de genelde topluca olurdu. Hastalık yaşlılık gibi özel durumlar müstesna idi.
Ayrıca o tarihlerde ulaşım kolaylığı şimdiki gibi değildi. İnsanlar dar bölgelerde yaşardı. Gürbetten köyüne gelen bir adam iznini başka bir yerde geçirmez(köyünde veya civar köylerde ziyaret şeklinde geçirirdi.
Ama bayramlar bayrama benzerdi, tatil/gezi programı gibi değerlendirilmezdi. İnsanlar birbirlerine daha bağlı ve daha saygılı davranırdı.
Belki de fakirliktendi ama ego ve bencillik bu kadar azgın değildi.(Bu şahsıma ait düşünce)
Belki de geçmiş zaman hayali ama her şey sanki daha güzeldi.
Diyor ve “geçmişi arıyorum” adlı şiirimle; güzel bayramlar diliyorum.
Hoşça kalın.
GEÇMİŞİ ARIYORUM
Gözlerimde sönüklük,
Yüreğimde burukluk.
Yüzümde ki solukluk.
Geçmişi arıyorum.
Geleceğe bakardım.
Hayallerle yaşardım.
Nice yollar koşardım.
Geçmişi arıyorum.
Yarınlardan bahsetme.
Sitemli laflar etme.
Bin bir çeşit ümitle.
Geçmişi arıyorum.
Yarın bugün içinde.
Meşgalemiz geçimle.
Dertlerim dert içinde.
Geçmişi arıyorum.
Nezih Yıldırım