TAYYARECİ NURİ BEY
Gazete toplumun gören gözü işiten kulağı ve konuşan dilidir. Bunu daha önceki yazımızda anlatmıştık.
Şimdi ise;“TAYYARECİ NURİ BEY”i anlatmak istedim.
Dünü bilmemek bugünü de anlamsızlaştırır. Herhangi bir şeyin önemini kavrayabilmek için o şeyin geçmişini de bilmek gerekir.
Tayyareci Nuri Beyi duyar ama kim olduğunu bilmezdim. Osmanlı(devlet olarak “Cumhuriyetimiz” devamıdır.) Devleti’nin ilk şehit pilotu olduğunu da bilmez tayyareci sıfatından havacı olduğunu tahmin ederdim.
Ama köşe yazıma gelen bir yorum, beni tayyareci Nuri Beyi araştırmaya ve tanımaya yöneltti.
Bu yorumu öğretmen Sn.Özkan Tekin hocamız yazmıştı.Hocamızı yıllardır gör(e)memiştim, belkide benim öğrencisi olduğumu bile bilmediğini sandığım “İzmir’in Kavakları” türküsünü bize öğreten, “ilkokul Öğretmenimdi.”
Tayyareci Nuri Bey anıtının kafasının koparılışına ve büste sahip olamayışımıza üzülüyordu. Özkan öğretmenimiz yılların yüklediği duygusallıkla “bizim için çok önemli olan şehidimizin büstüne bile sahip olamadık” diyordu.
Bir şey yapamamanın gönlüne verdiği kasvetle bir şeyler yapabilmenin yolunu arıyor ve tayyareci Nuri Beyi gündeme taşımaya çalışıyordu.
Hocamın isteği ve tarihi şuuru beni duygulandırdı ve bu yönde araştırma yapmaya yöneltti.
Tayyareci Nuri Beyin (1914) o tarihteki başarısını ve Boyabatlı oluşunu gururla öğrendim.
Belediye eski Başkanımız Cemal Ekiz, bir sohbet sırasında,büstün açılışıyla ilgili kısa bir bilgide vermişti ama derinlemesine bir bilgi sahibi değildim.
Bu gelişmeleri gazetemiz emektarı İsmet Sezer, Özkan Tekin hocamızla görüşmüş gerekli resimleri temin ederek olayı gazetemiz manşetine taşımış ve okurumuzla buluşturmuşlardı.
Gazetemizde yer alan Tayyareci Nuri Bey büstünün akıbetiyle ilgili haber üzüntü verici olsada “haber” gazetemizde yer aldıktan sonra gazetemiz “duayeni” büyüğümüz Ali Sezer ağabeyimizi de bu işin içine çekti ve “Tayyareci Nuri bey büstünün” ilk yapılışını anlatmasına ve yeniden nasıl yapılabileceğini göstermesine vesile oldu.
Anıtın yeniden yapılmak istenmesi, Boyabat’ın şehidine gururla sahip çıkması anlamına gelmekteydi.
İlk hava şehit pilotumuz olan Nuri Bey hemşehrimizin ve “yıldızlaşmış” diğer hemşehrilerimizin hatıralarını yaşatmak hepimizin görevlerindendir.
Her hemşehri bu işe ne gibi katkı verebileceğine bakmalı ve hep birlikte çalışmanın içinde olmalıydı.
Bundan başka Boyabat’ımızın yetiştirdiği diğer adamları tanıtacak ve en önemlisi Boyabat tarihine kaynak olacak eserler ortaya koymaya çalışmalıydık.
Yakın zamanda ziyaret ettiğimiz, Boyabat Kaymakamı Ünal Çakıcı “kırsal kültürümüzü bilen yaşlılarımızla” konuşulup bunların kayıt altına alınmasının doğruluğuna işaret etmişlerdi.
Bu konuda da çok eksiklerimiz var, yok olmaya yüz tutmuş kültürlerimizden eski bayramlarımız ve düne ait her şeyimiz yazılı hale getirilmeli ve bu işin önemini gelecek kuşaklara aktarmalıydık.
Bu bilgiler yazılı hale gelmediği için unutulduğunda çocuklarımız bu günleri nasıl bileceklerdi.
Boyabat’ımızın kaynak sayıla bilecek doğru dürüst bir kitabı bile yoktu.
Allah rahmet etsin Bekir Başoğlu günün şartlarına göre bir kitap hazırlamış tek kaynak maalesef o idi.
O da kaybolsa Boyabat tarihiyle ilgili başka da kaynak kalmayacaktı.
Bu pencereden bakınca Tayyareci Nuri Beye ait anıtın yeniden ihya edilmesi tüm Boyabat’ın bir problemi tarihine ve kahramanlarına sahip çıkma şuurunun bir parçası olacaktı.
Boyabat Belediyesi büyük emekle “Boyabat Şehitliğini” yaptı tam olarak inceleme imkânım olmadı ama eksikleri olsa bile önemli bir çalışmadır.
Cumhurbaşkanlığı (1997 veya 1998) yıllığında “Ordu gazi Nefer Şehit Olacak” başlıklı şiiri Boyabatlı Ömer Oğlu Mustafa ismiyle yayımladı. Ömer Oğlu Mustafa’nın Cuma köylü olduğu söylenmektedir. Bana göre bu şiirin büyük puntolarla şehitliğe yazılması, uygun bir vefa olacaktır.
Böylece insanımız tarihini bilecek Tayyareci Nuri Bey gibi birçok kahraman ve Şehitlerimizin bereketli Boyabat topraklarından çıktığını öğrenecektir.
Bunları öğrenen gençliğimiz şanlı ecdada yakışır evlatlar olmaya çalışacak ve memlekete hizmet edenleri unutmayacaktır.
Buna inanıyorum.
Hoşça kalın.
Nezih Yıldırım 1.7.2011

Not:Bu çalışmalar maya tuttu ve Nuri Bey’in bindiği Tayyare Boyabat’a getirildi.