AĞLATTI
Bu gece ben hastalandım
Eşim ıhlamur kaynattı
Gönlündeki o merhamet
Beni yeniden ağlattı
Nezih Yıldırım -15.10.2025
BİR BARDAK IHLAMUR…
Hayatın içinde insanı etkileyen birçok olay vardır, bu olayların büyüklüğü yaşanılan durumla ölçülmez, ama içinde barındırdığı sırlarıyla ölçülür.
Bazen bir söz ve bir bakış, bazen de hiç beklemediğimiz,anda uzatılan yardım eli, gönlümüzde derin izler bırakır.
Benim bu dörtlüğüm de işte böyle bir gecenin hatırasıdır.
O gece hastalanmıştım ve eşim bana ıhlamur kaynatmıştı. Dışarıdan bakıldığında,bunda ne var, denilebilir.
Bir insan hastalanınca eşinin onunla ilgilenmesi,ona bir şeyler hazırlayıp, iyileşmesi için elinden geleni yapması gayet normaldir.
Çünkü bunlar, aile hayatı içindeki olağan davranışlar olarak değerlendirilebilir. Ve ailevi ilişkiler bakımından da, gayet normal görülür.
Ama insanın gönül dünyası, her zaman dışarıdan göründüğü kadar sade değildir.
Bir hanımın eşi için ıhlamur kaynatması ve o davranışın arkasında ki merhamet duygusunun anlaşılması veya hissedilmesi de çok önemlidir.
Bir insanın başka bir insanı düşünmesi, onun rahatsızlığını kendi derdi bilmesi ve iyiliği için çaba göstermesi…
Bunlar, parayla satın alınamayacak, gösterişle anlatılamayacak kadar kıymetli davranışlar.
Ben de yaşadığım o anda duygulandım, gözlerim doldu. Beni ağlatan hastalığım da değildi. Sadece eşimin gönlündeki merhamet duygusuydu.
SEVGİNİN DİLİ
Sevgi her zaman büyük sözlerle anlatılmaz. Hatta çok sözün, küçücük bir iyilik kadar anlamlı olmadığı da belli…
Buda sevginin dilidir…
Merhametten dolayı bir bardak ıhlamur kaynatmakta böyle bir dilin tezahürüdür.
Çünkü o bardakta yalnızca sıcak bir içecek yoktu.İlgi vardı,şefkat vardı, düşünce vardı.Belki yılların beraberliği, birlikte aşılan güçlükler, paylaşılan sevinçler ve üzüntüler de o küçücük davranışın içinde kendine yer bulmuştu…
İnsan yaşlandıkça bazı şeyleri daha derinden hissetmeye başlıyor.
Gençlikte sıradan görünen davranışlar, yılların ardından bambaşka anlamlar kazanabiliyor.
Bir zamanlar üzerinde durmadığımız bir ilgi, bir gün gönlümüzün en hassas yerine dokunabiliyor.
Çünkü insan yalnızca kendisine yapılan iyilikleri değil, o iyiliklerin hangi gönülden geldiğini de hissediyor.
Merhamet, işte burada anlam kazanıyor.
Karşımızdakinin ihtiyacını görmekle kalmayıp onun, sıkıntısını ve çaresizliğini kendi içimizde duyabilmek… Ve elimizden geldiğince gayret göstermek… Sevginin en güzel taraflarından biri, belki de bu oluyor.
İNSANI AĞLATAN NE?
Dörtlüğümün son iki mısraında şöyle diyorum:
“Gönlündeki o merhamet
Beni yeniden ağlattı.”
Buradaki ağlayış, yalnızca bir üzüntünün ifadesi değildir. Bazen insanın gözyaşları, kalbinde biriken sevginin dışarıya taşmasıdır. Minnettarlık, vefa, şefkat ve geçmişin hatıraları birbirine karışır; insan, anlatmak istediklerini kelimelere sığdıramaz.
Bazı gözyaşlarını açıklamak belki de bu yüzden zordur.
İnsan neden ağladığını bilir ama hissettiklerinin tamamını anlatamaz.
Benim o gece yaşadığım duygu da dört mısrada dile geldi.
Bir hastalık gecesinde kaynatılan bir bardak ıhlamur, gönlümde başka bir kapı araladı. O kapının arka planında, merhametin insan hayatındaki yerini düşündüm.
GERİYE NE KALIR?
Hayat boyunca nice şeylerin peşinden koşuyoruz. Çalışıyoruz, üretiyoruz, kazanıyoruz; kimi zaman üzülüyor, kimi zaman seviniyoruz. Günler birbirini kovalıyor ve yıllar geçiyor.
Sonunda insan dönüp geriye baktığında, kendisine en çok dokunan şeylerin çoğu zaman küçük ama anlamlı davranışlar olduğunu fark ediyor.
Bir gönülden diğerine uzanan iyilik, kolay kolay unutulmuyor.
Belki de insanın gerçek zenginliği, kendisine gösterilen merhameti anlayabilmesinde ve başkalarına da aynı merhametle yaklaşabilmesinde saklı
Oluyor.
Bu dörtlüğü yazdığım gece bana bir kez daha şunu düşündürdü: Sevgi, yalnızca dilde kalan bir söz değil; ihtiyaç duyulduğunda davranışa dönüşen bir gönül hâlidir.
Merhamet de o sevginin en güzel ifadelerinden biridir.
Bazen bir bardak ıhlamur, insanın gönlünde koca bir ömrün hatırasını uyandırıyor. Ve insan, işte o zaman yeniden kendini tutamıyor.
Çünkü ağlamak da bazen kederin değil, gönle sığmayan sevginin, minnettarlığın ve merhametin gözyaşına dönüşmesi oluyor.
Hoşça kalın…
AĞLATTI
Nezih Yıldırım
Yorumlar