Gerçek Dost

''Benim sadık yarim kara topraktır”, diyor aşık Veysel.

İnsanın yaşı, cinsiyeti, mesleği, fakirlik-zenginlik durumu ne olur ise olsun dosta ihtiyacı olduğu kesindir.

Dost var, dostcuk vardır.

Dost ağlatıp söyler, düşman güldürüp söyler” demiş atalarımız. Çevremizdeki tüm arkadaşlarımıza iyi davranırsak onlar da bize öyle davranır. Bugüne kadar çok dost buldum. Onların kendi karakterleri, hayalleri vardı. Ama birbirlerine hiç benzemezdiler. Dostlarımı çok seviyorum, onlara yardım etmek benim için elimden ne gelirse yapıyorum.

Ne demişti bir atasözümüz?

“El eli yur el de döner yüzü yur.”

Elimde imkânlarım var iken bu imkânları ihtiyacı olan dostlarımla paylaşırsam yarın bir gün benim ihtiyacım olduğunda da birileri benim elimden tutar, ihtiyacımı karşılar

Dost acı söyler çünkü dostumuz bizim için kötü şeyler istemez. Dost, sadece iyi olması için acı söyler. Eskiden şöyle bir atasözü varmış ‘Söyleme sırını dostuna, dostunun dostu da vardır, o da söyler dostuna’. Sır tek kişi olarak kalmalıdır. Şayet sen biriyle paylaştıysan artık o sır olmaktan çıkmıştır. Senin paylaştığı dostun gider samimi olduğu bir dostuna söyler, o da kendi dostuna derken duyulmaması gereken her tarafta duyulur.

Dost tanımak zararla olur. Dostuna sırrını açıkladığında başkasına söylemiyor onunla mezara kadar gidiyor ise işte dost odur. Bunu denersin ama söylerse sırrın da sır olmaktan çıkmış zararına katlanırsın.

İnsanın gerçek dostları varsa sırtı yere gelmez.

Gerçek dost senin için bir zarar geleceğini anladığında sana söylemeden o zararı bertaraf edendir.

 Gerçek dost, senin yardıma ihtiyacın olduğunu anlayıp sen söylemeden yardımına koşandır.

 Gerçek dost biri senin aleyhine bir şeyler konuşurken gelip onu sana söyleyen değil anında o konuşan kişiye cevabını verip ağzını kapatandır.

 Gerçek dost acı da olsa sana söylenmesi gerekeni doğrudan söyleyebilendir.

 Ne mutlu böyle dostları olanlara.

YORUM EKLE