BİR DÖRTLÜK, BİR HAYAT
Dörtlüklerin Işığında Hayatın İzleri – VI
GÜLLERDEN DE GÜZELSİN
Solmasın bağında güller
Kıskanırsa da bülbüller
Değmesin tenine eller
Sen güllerden de güzelsin.
Nezih Yıldırım
20.10.1996
Bazı dörtlükler vardır; ilk bakışta sevdayı anlatıyor gibi görünür.
Fakat satırların arasına dikkatle bakıldığında, insanın hayata, güzelliğe ve değere bakışı gizlidir. Bu dörtlük de onlardan biridir.
Şair, güzelliği anlatmak için en eski ve en zarif sembole, güle başvurmuştur.
Çünkü gül; edebiyatımızda sevginin, zarafetin, iffetin ve güzelliğin simgesidir. Burada ilginç olan, sevgiliyi güle benzetmesi değil; onu gülden daha güzel görmesidir. Bu, sadece fizikî güzelliği öven bir benzetme de değildir.
Asıl güzellik, insanın gönlünde taşıdığı nezaket, edep, sadakat ve temiz duygulardır.
“Solmasın bağrında güller” dileği, aslında gençliğin ve güzelliğin ötesinde, gönlün saflığının hiç eksilmemesini temennisidir.
İnsan, biyolojik olarak,dış görünüşüyle değil; kalbinde açtırdığı güllerle güzeldir. Merhamet, vefa, tevazu ve samimiyet…
İşte insanın gerçek bahçesi de bunlardan oluşur zaten.
“Kıskanırsa da bülbüller” dizesi, edebiyatımızın en kadim ikililerinden biri olan gül ile bülbül ilişkisini hatırlatır. Bülbül, sevginin ve aşkın sembolüdür.
Ancak burada kıskançlık, kötü bir duygu olmaktan çok, eşsiz güzelliğin tabiî bir sonucu olarak anlatılır.
Güzellik, bazen hayranlık uyandırdığı kadar kıskançlığı da beraberinde getirir.
Tarih boyunca nice değerli insanlar da başarıları ve güzellikleri sebebiyle kıskanılmıştır.
En dikkat çekici mısra ise şüphesiz “Değmesin tenine eller” ifadesidir.
Bu dize, yalnızca sevgiliyi koruma isteği değildir. Aynı zamanda saygının, mahremiyetin ve değeri muhafaza etmenin şiirsel ifadesidir.
Gerçek sevgi ise sahip olmak değil; koruyabilmektir. Seven insan, sevdiğinin incinmesini değil, huzur içinde yaşamasını ister.
Bugün yalnız insanlar değil; değerlerimiz, geleneklerimiz ve kültürümüz de korunmaya muhtaçtır.
Güzel olan her şey, ilgisizlikten, hoyratlıktan ve zamanın yıpratıcı etkisinden zarar görebilir.
Bu sebeple dörtlük, bireysel bir sevdanın sınırlarını aşarak hayatın bütün güzelliklerine yönelen bir hassasiyeti de dile getirir.
Hayat bize sürekli şunu hatırlatır: Güzellik, onu fark eden göz kadar; onu koruyan yürekle de anlam kazanır. Sevmek, sadece hayran olmak değildir.
Sevmek; sevileni emanet bilmektir, kıymet bilmektir, incitmemektir.
Belki de bu dört mısranın bize bıraktığı en güzel mesaj şudur:
Gerçek güzellik, hayranlık uyandıran yüzlerde değil; incitilmeyen gönüllerdedir.
Hoşça kalın
Nezih Yıldırım
BİR DÖRTLÜK, BİR HAYAT
Nezih Yıldırım
Yorumlar