Çocuklar ve Ramazan
Bir Ramazan ayına daha kavuşmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu heyecanı, Ramazan'ın maneviyatını çocuklarımızla da yaşamalıyız.
Ramazan ayı, sadece oruç tutan yetişkinlerin değil, aynı zamanda çocukların da gönül dünyasında derin izler bırakan mübarek bir zaman dilimidir.
Minarelerde parlayan mahyalar, camilerden yükselen kasideler, sahur davulunun ritmi ve iftar sofralarının bereketi…
Bütün bunlar, çocukların hafızasında Ramazan’ı özel ve unutulmaz kılar.
Çocuklar, Ramazan’da yardımlaşmanın, aynı sofraya oturmanın ve paylaşmanın önemini öğrenir.
İftar sofralarında misafir ağırlamak, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek onların kalbinde iyilik tohumları eker.
Oruç tutan büyüklerini gören çocuklar, sabrın ve iradenin değerini kavrar.
Henüz küçük yaşta olsalar da "tekne orucu", “yarım gün oruç” veya “tek öğün oruç” gibi tatlı denemelerle sabır terbiyesi alırlar.
Teravih namazına anne-babalarıyla gitmek, camide saf tutmak, Kur’an tilavetini dinlemek çocukların ruhuna ibadet sevgisini işler.
Çocuklar için Ramazan, ilk gün cami minarelerindeki mahyaların ışıkları ve sahur davulunun sesiyle başlar.
Bu ses ve ışıklar, onların hayal dünyasında Ramazan’ı bir bayram gibi süsler.
Çocuklar için iftar, sadece yemek değil; ailece bir araya gelmenin, dualarla sofraya oturmanın, birlik ve beraberliğin en güzel örneğidir.
Eski zamanlarda çocuklar, Ramazan gecelerinde sokaklarda oyun oynar, maniler söylerdi.
Bugün ise Ramazan etkinlikleri, çocuklara hem eğlence hem de dini bilinç kazandırır.
Çocuklara Ramazan’ı Sevdirmek
Ramazan’ın çocuklar için anlamlı hâle gelmesi, büyüklerin onları bu iklimin içine sevgiyle dâhil etmesiyle mümkündür.
Onlara küçük hediyeler vermek, Ramazan günlüğü tutmalarını teşvik etmek, iftar ve sahurda özel görevler vermek Ramazan’ı daha heyecanlı kılar.
Çocuklara Ramazan’ın sadece aç kalmak değil; sabır, şükür, merhamet ve paylaşma ayı olduğunu anlatmak, onların dini ve ahlâkî gelişimine büyük katkı sağlar.
Sonuç olarak; Ramazan, çocukların gönül dünyasında bir maneviyat okulu gibidir.
Onlar bu ayda sabrı, şükrü, yardımlaşmayı ve ibadeti öğrenirler.
Mahyaların ışığı, davulun sesi, iftarın bereketi ve teravihin huzuru, çocukların kalbinde Ramazan’ı bir bayram coşkusuna dönüştürür.
Çocuklara Ramazan’ı sevdirmek, aslında geleceğe imanlı, merhametli ve paylaşmayı bilen nesiller yetiştirmek demektir.
Çünkü Ramazan, sadece bir ay değil; bir hayat terbiyesidir.