Çocukları Kitapla Buluşturmanın Tam Zamanı
Okullar kapandı, sınıflar sessizleşti. Çantalar köşeye bırakıldı, ders kitapları raflara kaldırıldı. Milyonlarca öğrenci yarıyıl tatiline girmenin heyecanını yaşıyor.
Ama asıl soru şu: Bu on beş günlük kıymetli zaman yalnızca ekran başında mı geçecek, yoksa çocuklarımızın hayatına kalıcı izler bırakacak bir fırsata mı dönüşecek?
Kitap Okuma Alışkanlığı Alarm Veriyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ve çeşitli araştırmalar, kitap okuma oranlarımızın gelişmiş ülkelerin çok gerisinde olduğunu gösteriyor. Gençler arasında yapılan anketlerde ise kitap, boş zaman etkinlikleri sıralamasında hızla altlara düşüyor.
Video izlemek, oyun oynamak, sosyal medyada vakit geçirmek ilk sıralarda. Kitap ise giderek unutulan bir değer.
Peki suçlu kim? Çocuklar mı, aileler mi, eğitim sistemi mi? Tek bir cevabı yok. Kitap okuma alışkanlığı toplumsal bir sorumluluk. Okullar rol oynuyor ama temel ailede atılıyor. Evinde kitap okuyan anne-baba görmeyen bir çocuğun kitaba yönelmesi kolay değil.
Tatili Fırsata Çevirmek
Yarıyıl tatili, çocukları kitapla buluşturmak için eşsiz bir fırsat. On beş gün, bir ömür boyu sürecek okuma serüveninin başlangıcı olabilir.
Çocuğa “Bu kitabı oku” demek yerine, birlikte kitapçıya gidip seçim yapmasına izin vermek çok daha etkili. Kendi seçtiği kitabı okuma ihtimali, dayatılan kitaba göre kat kat fazla.
Kitap okumayı aile etkinliği haline getirmek de önemli. Akşam yemeklerinden sonra herkesin okuduğu kitaptan bahsetmesi, birlikte bir öyküyü sesli okumak ya da kütüphane gezisi yapmak, kitabı keyifli bir aktiviteye dönüştürür.
Müfredatın Ötesinde
Eğitim sistemimizde kitap okuma çoğu zaman ödev gibi sunuluyor. Zorunlu listeler, raporlar, sınavlar… Kitap bir zevk kaynağı olmaktan çıkıp yük haline geliyor.
Oysa kitap okuma bir sınav konusu değil, yaşam biçimi olmalı. Tatilde çocukların kendi zevklerine göre kitap seçmesine izin vermek, okumayı eğlenceye dönüştürür.
Dijital Çağda Kitap
Çocukları teknolojiden tamamen uzak tutmak mümkün değil. Ama dengeyi kurmak şart. Ekran süresini yasaklamak yerine, kitap okumayı günlük rutinin parçası yapmak daha sağlıklı.
E-kitaplar da bir köprü olabilir. Yine de basılı kitabın ayrı bir yeri var. Araştırmalar, kâğıt üzerinde okumanın kavramayı artırdığını ve bilgiyi daha kalıcı kıldığını gösteriyor. Kitabın kokusu, sayfaların çevrilmesi, kitaplığımızda duruşu… Bunlar okuma deneyimini zenginleştiriyor.
Unutulan Hazineler
Kütüphaneler aslında birer hazinedir. Tatilde kütüphaneleri ziyaret etmekte fayda var. Çocuklar için âdeta bir keşif cenneti çünkü. Raflar arasında dolaşmak, rastlantısal keşifler yapmak, sessizlik içinde okumaya dalmak… Hepsi eşsiz deneyimler.
Birçok kütüphane tatilde çocuklara özel etkinlikler düzenliyor: Hikâye saatleri, yazar buluşmaları, kitap kulüpleri… Tatil planına bir kütüphane ziyareti eklemek, çocukların kitapla bağını güçlendirir.
Özetle;
Yarıyıl tatili sadece dinlenmek için değil, aynı zamanda kendimize ve çocuklarımıza yatırım yapmak için bir fırsat. Kitap okuma alışkanlığı bir gecede kazanılmaz ama bu tatil, yolculuğun başlangıcı olabilir.
Bugün bir kitap okuyan çocuk, yarın daha bilinçli, daha empatik, daha hayal gücü kuvvetli bir birey olacak. Belki de bu tatilde başlayan serüven, ömür boyu sürecek bir tutkunun ilk adımı olacak.
Çocuklarımızın ellerine bir kitap verelim. Çünkü okuyan bir nesil, düşünen ve sorgulayan bir nesildir.
Geleceğimiz, işte bu araştıran, okuyan neslin ellerinde şekillenecek.