Boyabat’ta Yeni Bir Dönemin Sessiz İnşası
Yerel gazetecilerle yapılan toplantılar bazen sadece bilgi aktarımı değildir; satır aralarında bir kentin geleceğine dair niyetleri, cesaretleri ve sınavları da barındırır.
Boyabat Belediye Başkanı Hasan Kara’nın gazetecilerle bir araya geldiği buluşma da tam olarak böyle bir çerçeve sundu.
Anlatılanlar yalnızca yapılan işler değil, yapılmak istenenlerin zihinsel haritasıydı.
Bugün Boyabat’ta en çok duyulan cümlelerden biri şu: “Borç bitti.”
Bu cümle, kulağa teknik bir mali açıklama gibi gelse de aslında bir belediyenin hareket kabiliyetini, özgüvenini ve geleceğe bakışını doğrudan etkileyen bir eşik anlamına geliyor.
Başkan Kara’nın, önceki dönemden kalan tüm borçların ödendiğini açıklaması, bundan sonraki sürecin artık “ayakta kalma” değil, “ilerleme” dönemi olacağını gösteriyor.
Belediyenin gelirlerinin tamamının hizmet ve yatırımlara aktarılacak olması, Boyabat için yeni bir sayfanın açıldığına işaret ediyor.
Ancak bu sürecin sadece rakamlardan ibaret olmadığını, başkanın özellikle vurguladığı “belediyede aile ortamı” ifadesinden anlıyoruz.
Particilik anlayışının geride bırakıldığını söylemek kolaydır; zor olan bunu kurum kültürüne dönüştürmektir.
Eğer bir belediyede çalışanlar kendilerini adil, huzurlu ve güvende hissediyorsa, bu doğrudan sahaya yansır. Vatandaşla kurulan temasın dili değişir, hizmetin temposu artar.
Boyabat’ta anlatılan tablo, işte bu dönüşümün niyetini ortaya koyuyor.
Devam eden projelere bakıldığında ise dikkat çeken nokta, “gösterişli” olandan çok “ihtiyaç” odaklı bir yaklaşımın benimsenmiş olmasıdır.
Sokak hayvanları için yüzde 95’i tamamlanan Doğal Yaşam Alanı, sadece bir tesis değil; bir vicdan ölçüsüdür. Bir kentin hayvanlara yaklaşımı, aslında insanına verdiği değerin de göstergesidir.
Aynı şekilde Alparslan Türkeş Parkı’ndaki Çocuk Dünyası projesi, geleceğe yapılan en kıymetli yatırımlardan biridir. Çünkü çocuklara ayrılan her alan, bir şehrin yarınını şekillendirir.
“Çocuklarımız için en iyisini istiyoruz” cümlesi, eğer doğru adımlarla desteklenirse, yıllar sonra Boyabat’ın sosyal dokusunda karşılığını bulacaktır.
Altyapı ve şehir estetiği konusunda da daha gerçekçi ve uzun vadeli adımlar planlanıyor.
Çöken asfaltların sökülüp parke döşeme yapılması, kısa vadeli pansumanlardan ziyade kalıcı çözümler arandığını gösteriyor.
Mezarlık projesi, Emekliler Sosyal Tesisi gibi çalışmalar ise Boyabat’ta yaşamın her evresini kapsayan bir belediyecilik anlayışının işaretleri.
Özellikle Beyazıt Camisi önündeki boş alanın emekliler için sosyal tesis olarak planlanmış ve ayrılmış olması, sadece bir bina değil; yıllarca emek vermiş insanların nefes alabileceği bir sosyal alan ihtiyacına cevap verme çabasıdır.
Elbette Boyabat’ın kronik sorunlarından biri olan trafik meselesi, hâlâ çözüm bekleyen en önemli başlıklardan biri.
Başkan Kara’nın bu konuda net konuşması, gerçeklerle yüzleşmekten kaçınılmadığını gösteriyor.
Çevre Yolu tamamlanmadan şehir içi trafiğin belediyeye devredilememesi, merkezi ve yerel yönetim arasındaki uyumun ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Ancak Çevre Yolu tamamlandığında hayata geçirilmesi planlanan tek sıra park, ücretli ve saatlik uygulama, ikinci sıraya kesin yasak gibi düzenlemeler, Boyabat’ta trafik kültürünün kökten değişeceğinin sinyalini veriyor.
Bu noktada vatandaşın sabrı ve kurallara uyumu, en az belediyenin kararlılığı kadar belirleyici olacak.
Toplantının belki de en az konuşulan ama en çok hissedilen kısmı, Sosyal Hizmetler Destek Birimi’ne dair yapılan açıklamalardı.
“Gece gündüz demeden çalışıyorlar” ifadesi, eğer sahada karşılığını buluyorsa, bu Boyabat’ın sessiz kahramanlarının varlığına işaret eder.
Sosyal belediyecilik, çoğu zaman manşet olmaz ama bir ailenin sofrasında, bir yaşlının duasında, bir çocuğun gülüşünde karşılık bulur.
Sonuç olarak; siyasetin tecrübeli ismi Boyabat Belediye Başkanı Hasan Kara bu toplantıda, sadece bir şehrin bilançosunu değil, bir yol haritası da sunmuştur.
Önümüzdeki süreç, anlatılanların ne kadarının hayata geçeceğini gösterecek.
Ancak bugün görünen şu ki; Boyabat’ta belediyecilik, borçla boğuşan bir yapıdan, geleceği planlayan bir anlayışa evrilmeye çalışıyor.
Bu dönüşüm kolay olmayacak, eleştiriler de olacak. Ama önemli olan, niyetin ve yönün doğru olmasıdır.
Boyabat, önümüzdeki yıllarda ya “idare edilen” bir ilçe olarak kalacak ya da ortak akılla “inşa edilen” bir kent haline gelecek.
Başkan Kara’nın anlattıkları, ikinci ihtimalin kapısını aralıyor.
Şimdi mesele, bu kapıdan hep birlikte geçip geçemeyeceğimizdir.