2020

 2020

Yılbaşlarında herkes yeni yılda neler olacağını, yeni yılın kendilerine ve ülkelerine neler getireceğini bilmek isterler. Bunu bilen yazılı ve görsel medya mikrofonlarını, falcılara uzatırlar. Onlar da yeni yılda olacakları bir bir anlatırlar.

Kimileri kahve falı baktırır, avuç içlerindeki çizgileri okutarak, hangi hastalıklara yakalanacaklarını, ne kadar yaşayacaklarını öğrenmeye çalışırlar.

Bütün bunlar aklı başında insanlar için bir eğlence ve fanteziden ibarettir. Ancak bunlara ciddi olarak inananlar da yok değildir. Yakınlarda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu gizlice bir falcıya giderken kameralara yakalandı. Hitler’in de kâhinlere inandığını söylenir. Geçmişte de Özalların falcı merakı olduğunu biliyoruz. Hadi sıradan insanların fal merakına bir şey demeyelim de ülke yöneten kafaların böyle şeylere inanmaları ülke için de dünya için de çok tehlikelidir.

Ülke yöneten insanlar gelecekte neler olacağını öğrenmek istiyorlarsa bunu kâhinlere, falcılara değil, fütürologlara, yani gelecek bilimcilere sormalıdırlar.

Gelecek bilimciler geleceği öğrenmek için kahve falına, bakla falına, remil hesaplarına değil, bir takım bilimsel hesaplamalar yaparlar. Gelecekte nüfus ne olacağı, nüfusun yaş ortalaması, doğal kaynaklar, bilimsel keşifler, ülkeler arasındaki çatışma konularını incelerler. İncelemelerini raporlar yazarak ilgililere sunarlar, ya da bir kitap halinde kamuya bildirirler. Bunları bilmek sıradan insanlar için gerekli değildir ama ülke yöneten, büyük servetleri idare edenler için bu tür kitaplar define değerindedir. Bu tür kitaplardan biri önüme çıktı da alıverdim. Lafı buraya getirmeye çalışıyorum.

Birçok üniversitede hocalık yapan, birçok kuruluşta danışmanlık yapan İsrailli Prof. Davit Passig 2008-2009 yıllarında “2050” adında bir kitap yazmış. Kitap 2010 yılında, Türkiye’de de 2011 yılında basılmış. Kitapta yazarın Dünya’nın önündeki 40 yıl için öngörüleri var. İlginç bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Kitabı bütünü ile anlatmaya niyetim yok. Sadece Türkiye ilgili 2020 yılı öngörülerinden bahsedeceğim.

Yazar 2020 yılında Türkiye ve Rusya arasında sıcak ve soğuk savaş olacağını öngörüyor. ABD’nin teknik yardımı ile Türkiye Rusya’yı yenilgiye uğratacak ve Türkiye bölgesinde bölgesel süper güç olacak diyor. Gücünün farkına varacak olan Türkiye ABD’ye de kafa tutacak diyor.

Bakalım göreceğiz.

Geleceği öngörmek için çeşitli teoriler var. Kitabın başında bunları öğreniyoruz. Yazar bunlardan hangilerini, niye yeğlediğini de açıklıyor. İtibarlı bir bilim insanı olduğunu da biliyoruz. Ancak öngörülerinde yanılabilir. Bunu kendisi de itiraf ediyor. 10 yıl sonrasını bile tahmin etmenin ne kadar zor olduğunu anlıyoruz.

Gelecek bilimcileri en fazla zorlayan konu, insanların aptallıklarının sınırlarının olmaması. Dünyayı aklı başında insanlar yönetiyor olsaydı, ne yapacaklarını önceden bilebilirdik. Ama ülkelerin başına çok tuhaf insanlar geldi. Kimse bu insanların ne yapıp ne edeceğini bilemiyor. Gelecek bilimciler ne yapsın? Eğer her an sıcak bir çatışma, bir büyük felaket olmuyorsa bu devlet düzeninin sağlam olması sayesindedir.

Yeni yılda dileğim; Allah ülkemizi ve Dünyayı akılsız yöneticilerden korusun, hepimize sağlık, mutluluk ve huzur versin.

YORUM EKLE

banner83