Karadeniz’in mühendislik harikası: Serender 

Karadeniz’in mühendislik harikası: Serender 

Karadeniz’in mühendislik harikası: Serender 


 Tayland mimarisi bongalov tipi evler Türkiye’de yaygınlaşırken Karadeniz’in mühendislik harikası serender(ambar) yapıları her geçen gün çürümeye ve yıkılmaya yüz tutuyor. Bu kültürel değerin diğerine yenilip kaybolup gitmemesini isteyenler serenderlerin turizme kazandırılmasını bekliyor. 
Sinop’un Erfelek ilçesi köylerinde gizli bir hazine keşfedilmeyi bekliyor. Tarihi ahşap serenderler altı adet direğin üzerindeki dengesiyle tam bir mühendislik harikası. Geçmişte güvenilir bir ambar vazifesi gören bu yapılar özelliklerini üzerinde yükseldikleri direkler ve ucundaki yuvarlak büyük taşlara borçlu. Direklerinin üzerindeki yuvarlak taşlar dengede kalmalarını sağlarken aynı zamanda fare girmesine de imkan vermiyor. Serenderlerin üstü ambar işlevi görürken altı yazın sıcaklığına karşın serin bir ortam sunuyor. Pekmez yapılıyor, odunlar, malzemeler saklanıyor. Yalnız basit bir kulübe ya da ambar değil, bazı örneklerinde ahşap oyma tekniğiyle yapılmış zengin süslemelerle estetik bir sanatı da görmek mümkün. 

100-150 yıllık bu kültürel değer şimdilerde kaybolup gitmenin eşiğinde. Tayland mimarisi bongalov tipi evler ülkemizde yaygınlaşırken Karadeniz’in mühendislik harikası serender yapıları her geçen gün çürümeye ve yıkılmaya yüz tutuyor. Tek katlı ve verandalı bungalov evler Tayland’ın geleneksel evlerine karşılık geliyor. Karadeniz’in geleneksel yapıları serenderlerin ise henüz bu potansiyeli fark edilebilmiş değil. Sinop’un Erfelek ilçesi Kaldırayak köyü Kuz Mahallesi’nde bugüne kadar korunabilmiş 3 adet örneği mevcut. Geçmişte ambar olarak kullanılsalar da turistlerin konaklayabileceği imkanlara da sahipler. Bu yapıların korunması ve yenilerinin yapılıp yaygınlaştırılması isteniyor. 
 

Kuz Mahallesi’nde evi bulunan Erfelek Merkez Mahallesi Muhtarı Abdullah Bilik serenderleri şöyle anlattı: 
100-150 yıl önce bunlar ambar olarak kullanılıyordu. Burada rençberlik olduğu için vatandaş, buğdayını, mısırını, arpasını, yulafını kendi yiyeceğini hayvanı için yemini burada korumuş. Göz göz yapmışlar bunu 6 direk üzerinde yükseliyor. Bizim yöremiz yağmurlu olduğu için Eylül aylarında altında tezgahlarını kurarlar pekmez yaparlar. Bunun 8 ayaklısı da var. Bunların altına odun konabilir. Kağnı arabası olan onu koyar. Sabanıydı dımrığıydı bu şekilde burada muhafaza ederler.” 



"Çevrede 3 -5 tane kaldı turizme açılsa güzel olur" 
Serenderlerin sahip olduğu potansiyeli ortaya koyan Abdullah Bilik, “Ayaklı olmasının sebebi farelerden korumak içindir. Fare girmemesi için ve düzgün terazide durması için böyledir. Farenin girmemesini sağlayan altına ayakların en üstüne yerleştirilen yuvarlak büyük taşlardır. Fare onu geçemez. İnsanlarımız bunu düşünmüşler o şekilde bunu kurmuşlar. Büyükşehirlerde yaşayan insanlar bunu bilmez bu ev niye havada der. Bazı yerlerde bunları eve de çevirebiliyorlar. Altını çevirip dubleks gibi kullanıyorlar. Eskiden her evin bir ambarı vardı. Şimdi ya 3-5 tane bulursun ya bulamazsın. Bakım olmadığı için çöküyor. Öyle olunca da fırıncılara odun olarak bunu alıyorlar. Bungolov evleri gibi de olabilir bunlar. Bir pansiyon gibi kullanılsa turizme açılsa güzel olur. Bunu vatandaş vermiyor zaten yazın geliyor. 3-5 gün kalıyor bu kalsın kültürel değerimiz yok olmasın diyor. Sonra kendi haline terk edilmiş gibi kalıyor bunlar. Bu şekilde aslında değerlendirmek lazım” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96

banner95