Filistin’de hayatını kaybedenler için Boyabat’ta gıyabi cenaze namazı kılındı

Boyabat’ta Beyazıt Camii’nde, cuma namazının ardından Filistin’deki saldırılarda hayatını kaybedenler için dualar edilip, gıyabi cenaze namazı kılındı.

Sinop’un Boyabat ilçesinde Beyazıt Cami önüne gelen vatandaşlar, cuma namazının ardından İsrail’in Filistin’e yönelik yaptığı saldırılarda hayatını kaybedenler için dua edip, gıyabi cenaze namazı kıldı. Bazı vatandaşlar ise Türk ve Filistin bayrakları ile pankart açtı. 

Namaz sonrası Eğitime Destek Platformu başkanı Mustafa Yaylaoğlu basın açıklamasında bulundu. Açıklamada ‘’Bugün içimizin parçalandığı, yüreklerimizin dağlandığı günlerden bir günü daha yaşıyoruz. Terör örgütü İsrail, içinde binlerce kişinin bulunduğu el-Ehli Arab - Babtits Hastanesini bombalayarak tarihin vahşi katliamlarından birini gerçekleştirdi. Bu saldırıda 1000’e yakın kardeşimiz şehit edildi. Rahim olan Rabbimizden şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.

Boyabat’ta Yangın: Bir Ev Küle Döndü Boyabat’ta Yangın: Bir Ev Küle Döndü

13 gündür tarihin en büyük yıkım ve soykırımlarından birine şahit oluyoruz. Gazze’de gözlerimizin önünde katliamlar yapılıyor. Bebeklerin, çocukların parçalanmış bedenleri yüreğimizi yakıyor. Bütün dünya 13 gündür Siyonist İsrail’in hukuk tanımaz ve had bilmez zulmüne karşı sessiz kalıyor. Bu sessizlik artık katil İsrail’e ikrar mahiyetinde bir desteğe dönüşüyor ve gün geçtikçe zulmünün şiddetini arttırmasına neden oluyor. ABD’nin başını çektiği İsrail destekçisi Batılı ülkeler bu vahşet karşısında da ikircikli açıklamalar yapmış, Siyonistleri kınamaktan imtina etmiş, saldırının faili hakkında saptırıcı açıklamalar yapmıştır. Üstelik ABD, soykırımda kullanılan silahları İsrail’e göndermeye devam edeceklerini utanmazca beyan etmiştir. Soykırımcı devlet kendisine verilen şartsız ve kayıtsız desteği fırsata dönüştürmüş ve bütün dünyanın dehşet verici bir öfkeyle izlediğihastane saldırısını hem de açıkça bir katliam amaçlayarak en yıkıcı füzelerle gerçekleştirmiştir.Yalan haberlerle, dezenformasyonla, algı operasyonlarıyla direnişi karalayan ve soykırımı meşrulaştırmaya çalışan bu katiller şaşırmış durumdalar. Artık hakikati nasıl örteceklerini bilemiyorlar. Yaşanan vahşetin farkında oldukları için ve bunu dünya kamuoyuna izah edemeyeceklerini bildikleri için inkâr ediyorlar. Oysa, bütün dünya İsrail ve destekçilerinin kirli yüzünü bir kez daha bütün çıplaklığıyla gördü. Buradan açık ve net söylüyoruz.

Bu soykırımın ortağı Akdeniz’e gemilerini gönderen ABD’dir, İngiltere’dir. BM Güvenlik Konseyinde katliama arka çıkan, ülkesinde Filistin’e destek eylemlerini yasaklayan Fransa’dır.

Hala İsrail’in kendini savunma hakkı vardır diyen Almanya’dır. İsrail’e destek açıklaması yapan bütün AB ülkeleridir. Türkiye’yi İsrail’e destek vermeye ve tarafını seçmeye çağırarak tehdit eden Avrupa Parlamentosudur. Bu vahşet Filistin halkı için yeni bir şey değil. İnsanlığın yalnız bıraktığı Filistin bu şok edici katliamları 75 yıldır yaşamaktadır.

Mescid-i Aksa’nın mahremiyeti 1948’den beri çiğneniyor. Barış şehri olan Kudüs 75 yıldır mahzun. Yerleşimci çeteler her gün Filistinlilerin evlerini ve mallarını gasp ediyor. 16 yıldır boykot altındaki Gazze’de 2,5 milyon insan zindan hayatı yaşıyor, Siyonizm’i şımartan, kendileri de soykırım ve kan üzerine kurulu olan Batılı devletler, zalimi mazlum, mazlumu da zalim göstermek için canhıraş bir şekilde ellerinden geleni yapıyor. İsrail'in bu vahşi saldırıları, uluslararası hukuku ve insan haklarını açık bir şekilde ihlal etmektedir. Sivil halkın yaşam hakkı, güvenliği her zaman ki gibi hiçe sayılmaktadır. Bu barbarca saldırılar, Soykırımcı İsrail’in hadsizliğini ve hukuksuzluğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.

Gazze başta olmak üzere bütün Filistin yıllardır insani krizin pençesinde olan bir ülkedir. İsrail'in bu saldırıları, bölgedeki acıyı, yıkımı ve çaresizliği daha da artırmaktadır. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar dâhil olmak üzere; masum sivillerin ölümüne neden olan bu vahşetin sorumluları acilen adalet önünde hesap vermelidir.Maalesef bütün dünya bu katliamlar karşısında gözlerini kapamakta, kulağının üzerine yatmaktadır. Onlar istiyorlar ki Filistin halkı; Katliama uğrasa da sussun. Sürülse de itiraz etmesin. Yok, edilirken direnmesin. Kutsalları çiğnenirken, hastaneleri, okulları, camileri bombalanırken kaderlerine razı olsunlar.

Onlar için Mazlum Filistinli makul Filistinlidir, Direnen Filistinli ise teröristtir!Taş da atsa terörist, slogan da atsa terörist. Oysa buradan bir kez daha ifade ediyoruz ; Filistin’in kendisini bu işgalci ve soykırımcı İsrail’e karşı savunması meşrudur ve desteklenmelidir. 2 milyar Müslüman ayağa kalkmalıdır. Açık ve net söylüyoruz. Bıçak kemiğe dayanmış, sabır taşı çatlamıştır. Siyonist İsrail döktüğü kanda boğulmalıdır, boğulacaktır. Ama bugün ama yarın! Allah’ın izniyle Filistin’in özgürlüğü artık sadece zaman meselesidir. Gün kardeşlerimizle dayanışma günüdür. Gün meydanları doldurma, Filistinli kardeşlerimizin sesi olma günüdür.

Kardeş Filistin halkının işgale karşı direnişini selamlıyor, Dünyanın farklı ülkelerinde Filistin’e destek veren milyonları İsrail’in vahşetine karşı tepki göstermeye ve dayanışmaya davet ediyoruz.Mazlum kardeşlerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha haykırıyor, Şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza şifa diliyor,“La galibe illallah” diyerek, Yaşasın Kudüs, Yaşasın Filistin Direnişi! Yaşasın Başkenti Kudüs olan Bağımsız Filistin Devleti, Kahrolsun Soykırımcı Emperyalizm! Kahrolsun Siyonist Terör Devleti. " ifadesini kullandı.

Cami avlusunda düzenlenen gıyabi cenaze namazına Kaymakam Enver Yılmaz Belediye Başkanı Hüseyin Coşar, siyasi ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Program Dörtyol’a yapılan destek yürüşü sonrasında son buldu.

- Boyabat Sesi