TEMA’dan toprağa saygı yürüyüşü

TEMA’dan toprağa saygı yürüyüşü

TEMA’dan toprağa saygı yürüyüşü

Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) Sinop İl Temsilciliği tarafından Erozyonla Mücadele Haftası kapsamında basın açıklaması ve “Toprağa Saygı Yürüyüşü” etkinliği gerçekleştirildi.
 
       

TEMA Vakfı bu yıl 14 - 20 Kasım tarihleri arasında kutlanan Erozyonla Mücadele Haftası kapsamında, biyolojik çeşitliliğe ve biyolojik çeşitlilik kaybının nedenlerine dikkat çekmek amacıyla, “Biyolojik çeşitlilik iklimimiz, şifamız, gıdamız ve mirasımızdır” diyerek tüm Türkiye’de çeşitli etkinlikler ve eğitimler düzenledi. Hafta kapsamında TEMA Vakfı Sinop İl Temsilciliği ve Merkez İlçe Sorumluluğu da Sinop’ta basın açıklaması ve “Toprağa Saygı Yürüyüşü” gerçekleştirdi.

İskele meydanı Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen etkinlikte bir konuşma yapan TEMA Vakfı Sinop İl Temsilcisi Kadriye Göl, Erozyonla Mücadele Haftası’nı her yıl belirlediği farklı bir tema ile karşılayan TEMA Vakfının, bu yıl etkinliklerini “Biyolojik Çeşitlilik, Biyolojik Çeşitlilik Kaybı ve Nedenleri” teması çerçevesinde gerçekleştirdiğini söyledi. 

EROZYONLA MÜCADELE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN DE KORUNMASI DEMEK
“Erozyonla mücadelenin biyolojik çeşitliliğin de korunması demek” olduğunu belirten Göl, toprağın karasal biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapan en temel doğal varlığımız olduğunu hatırlatarak “Toprak, karadaki tüm canlıların yaşamını sağlayan ve iklimi düzenleyen bir doğal varlıktır. Böcekler, mantarlar, kuşlar, sürüngenler, memeliler gibi karadaki tüm tüketici canlı gruplarının yaşamı bitkilere bağlıdır. Bitkilerin yaşamı ise; kökleriyle tutunabileceği toprağa, topraktaki suya, besin elementlerine ve toprak canlılarına bağlıdır. Başta azot olmak üzere topraktaki çok sayıda besin elementini bitkiler için kullanılır hale getiren topraktaki canlılardır. Hatta bitkilerin hastalıklara karşı dirençli, sağlıklı olmasını sağlayan da toprağın erozyona karşı direncini artıran da toprak canlılarıdır. İçinde canlıların bulunmadığı toprak üretken değildir, ölüdür. Sağlıklı bir kaşık toprakta dünyadaki insan sayısından fazla canlı bulunur. Toprak canlılarının en yoğun olduğu kısım ise; organik maddenin en yüksek olduğu üst topraktır.  Ne yazık ki erozyon, onların yaşam ortamı olan üst toprağı alıp götürüyor. Erozyonla birlikte topraktaki biyolojik çeşitlilik ve biyolojik aktivite de giderek azalıyor. Bu nedenle, erozyonla mücadele sadece toprak üretkenliğinin ve sağlığının korunması değil, üzerinde yaşattığı bitkilerin ve diğer canlıların yani biyolojik çeşitliliğin de korunması anlamına geliyor” dedi.

ÜLKEMİZDE GÖRÜLEN EROZYON, DÜNYA ORTALAMASININ 4 KATI
Ülkemizde görülen erozyonun, dünya ortalamasının 4 katı olduğuna dikkat çeken TEMA Vakfı Sinop İl Temsilcisi Kadriye Göl, her yıl ülkemizde 648 milyon ton toprağın erozyona uğradığını, bunun da 1 hektar toprakta 8.24 ton toprağa eşdeğer geldiğini belirtti. Göl, “Dünya ortalamasının 2.08 ton/hektar olduğu dikkate alındığında ülkemizde görülen erozyonun dünya ortalamasının 4 katı olduğu görülüyor.  Gıdamızı ürettiğimiz tarım topraklarımızın %39’unda, meraların ise %54’ünde erozyon görülüyor. Gıda üretiminin giderek çok daha önem kazandığı dünyamızda topraklarımızın sağlığının, üretkenliğinin korunması için tarım arazilerinde, çiftçilerimizin erozyona karşı alabilecekleri önlemler hakkında bilgilendirilmeleri ve erozyon kontrol çalışmaları yapmaya teşvik edilmeleri gerekiyor. Ayrıca, erozyonla bozuluma uğramış tarım toprakları ve meralarda restorasyon çalışmalarının yapılması gerekiyor” diye konuştu.

Biyolojik çeşitliliğin korunabilmesi için korunan alanların da artırılması gerektiğinin altını çizen TEMA Vakfı Sinop İl Temsilcisi Kadriye Göl; “Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi kapsamında belirlenen, 2020 yılına kadar karasal ekosistemlerin yüzde 17’sinin ve denizel ekosistemlerin yüzde 10'unun koruma altına alınmasını öngören Aichie hedeflerine büyük ölçüde ulaşılmakla beraber, bunun tek başına yeterli olmadığı biliniyor. Ülkemiz sahip olduğu zengin biyolojik çeşitliliğe rağmen doğal ekosistemlerin muhafazası ve sınırları dâhilindeki tüm biyolojik çeşitliliği korumaya yönelik eylemler bakımından 180 ülke arasında 178. sırada yer alıyor” diyerek, korunan alanların ülke alanına oranının yüzde 8.9 olduğunu bildirdi. 

“BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN ÖNEMİNİN FARKINA VARALIM”
Biyolojik çeşitliliğini öneminin bir an evvel farkına varılması gerektiğine vurgu yapan TEMA Vakfı Sinop İl Temsilcisi Kadriye Göl, aksi halde yakın zamanda iklimden gıdaya kadar pek çok mirasın yok olacağını söyledi. Göl; “Biyolojik çeşitlilik, dünyadaki yaşam çeşitliliğidir. İklimimiz, şifamız, gıdamız ve mirasımızdır. Çeşitlilik ne kadar fazlaysa ekosistemler de o kadar güçlü ve değişen çevre koşullarına karşı çok daha dirençli olur. Bu sebeple, doğanın üretkenliği ile doğanın sağladığı yaşamsal önemi olan hizmetler ve buna bağlı olarak da insan refahı artar. Toprağımızın ve biyolojik çeşitliliğin öneminin farkına varalım, doğayla uyumlu yaşayalım. İklimimizden, gıdamızdan, sağlığımızdan ve mirasımızdan olmayalım” dedi.

Yapılan konuşmanın ardından etkinliğe katılanlar toprağın önemine dikkat çekebilmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla “Toprağa saygı yürüyüşü” gerçekleştirdi. 

İskele Meydanında bununa Atatürk Anıtından başlayan yürüyüş Kütüphane yönünden sahil boyunca devam etti. Aşıklar Caddesi boyunca geri dönülerek tamamlanan yürüyüşte yürüyüşçüler,  günün anlam ve önemine dair afiş ve dövizler taşıdılar. Yürüyüş boyunca anfi hoparlörden Aşık Veysel “Benim Sadık Yarim Kara Topraktır” isimli türküsü yürüyüşçülere eşlik etti. 

- Boyabat Sesi

Güncelleme Tarihi: 21 Kasım 2022, 10:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner115

banner124