Susuz Yaz

Susuz Yaz

Bu yıl Cuma Ovası'na baktığımda içimde başka bir duygu oluştu.

Ova suskundu.

Çeltik tarlalarının alışılmış görüntüsü yoktu.

Su yoktu... Tarlalar büyük ölçüde boş kalmıştı. Nadas desek, nadasın da bir hazırlığı, bir beklentisi vardır.

Buradaki görüntü biraz daha farklıydı. Toprak âdeta kendi haline bırakılmış gibiydi.

İnsan böyle bir manzaraya bakınca önce çiftçiyi düşünüyor. Çünkü tarla boşsa, çiftçinin emeği de boşa düşmüş demektir.

Bir yıl üretim yapılamazsa yalnızca tarlada ürün eksilmez. Evde ekmek azalır, pazarda hareket azalır, köyde umut azalır.

Ama mesele bununla bitmiyor. Çünkü ovanın hayatı yalnızca insandan ibaret değil.

Toprakta solucan var.

Suda balık var.

Derede kurbağa var.

Tarlada böcek var.

Ve bütün bunların üzerinde, gökyüzünde leylek var.

Birinin hayatındaki değişiklik, diğerinin sofrasını da değiştiriyor.

Geçtiğimiz günlerde Saraydüzü'nden Boyabat'a giderken Muratlı Köyü kırsalında gördüğüm manzara bu yüzden beni şaşırttı.

Leylekler çekirge avlıyordu.

Hem de birkaç tane değil.

Gruplar halinde.

Toprağın üzerinde ağır ağır ilerliyor, bir çekirge gördüklerinde başlarını öne uzatıp yakalıyorlardı.

İlk bakışta güzel bir doğa görüntüsü…

Ama biraz daha düşününce insanın aklına başka sorular geliyor.

Leyleklerin beslenme alışkanlıkları elbette değişebilir. Onlar doğadan beslenen kuşlar. Karşılarına ne çıkarsa ondan yararlanabiliyorlar.

Fakat mesele tek başına çekirge değil.

Mesele, ovanın değişen sofrası.

Su azalınca ne oluyor?

Çeltik ekilemiyor.

Çeltik ekilemeyince suya bağlı canlıların yaşam alanları değişiyor.

Kurbağanın, yılanın, balığın, böceğin, diğer küçük canlıların sayısı ve dağılımı değişiyor.

Onların peşinden gelen kuşların beslenme düzeni değişiyor.

Ve biz bütün bunları bazen yalnızca “Bu yıl çeltik ekilmedi” cümlesiyle anlatıyoruz.

Oysa tabiatta hiçbir şey yalnız değildir.

Bir taşı yerinden oynattığınızda, bazen farkında olmadan koca bir dengeyi de yerinden oynatırsınız.