Ramazan’ın İlk Heyecanı

Ramazan’ın İlk Heyecanı

Ramazan’ın ilk günü, çocukluk yıllarımda Boyabat’ta yaşadığım en unutulmaz anlardan biridir.

Oruç tutmaya yeni başlamış bir çocuğun kalbindeki heyecanı tarif etmek kolay değildir.

Gün boyu sabırla beklenen iftar vakti, âdeta bir bayram havası taşırdı.

Güneş yavaş yavaş batmaya yaklaşırken, evlerde hazırlıklar hızlanırdı.

Sofralar kurulmuş, tabaklar dizilmiş, çaydanlık fokurdamaya başlamış olurdu.

Ama o sofranın en önemli parçası, hiç kuşkusuz fırından alınacak sıcacık Ramazan pidesiydi.

Boyabat’ın sokaklarında, fırınların önünde uzayan kuyruklar Ramazan’ın en canlı manzaralarından biriydi.

Çocuklar ellerinde küçük bez torbalarla sıraya girer, fırından yeni çıkacak sıcak pideyi sabırsızlıkla beklerdi.

Benim için en unutulmazı, ilk orucumda pide kuyruğuna girdiğim gündü.

Fırının önünde sabırsızca beklerken, içeriden yayılan o mis gibi ekmek kokusu sabrı zorlayan bir sınav gibiydi. Kuyruk yavaş yavaş ilerler, herkesin yüzünde tatlı bir telaş olurdu.

Nihayet elimde sıcacık, susamlı, üzeri çıtır çıtır bir pideyle fırından çıktığımda kalbim sevinçten çarpardı.

O pideyi almak, sanki orucun ödülü gibiydi.

Sonra koşar adım eve dönüş… Sokaklardan geçerken pide kokusu etrafa yayılır, karşılaştığım komşular gülümseyerek “Hadi bakalım, afiyet olsun” derdi.

Eve vardığımda annemin gözlerindeki sevinç, babamın tebessümü, sofranın etrafında toplanmış ailem… Hepsi bir bütünün parçasıydı.

Pide sofranın ortasına konur, herkesin payına düşen dilim özenle dağıtılırdı.

İlk lokmayı ağzıma aldığımda, gün boyu süren sabrın yerini tarifsiz bir huzur alırdı.

Ramazan’ın ilk iftarı, ilk pide kuyruğu ve eve dönüş yolundaki heyecan, aslında çocukluğumun en saf mutluluklarından biriydi.

O günlerde oruç sadece aç kalmak değil; sabrı öğrenmek, paylaşmayı bilmek ve aileyle birlikte olmanın değerini anlamaktı.

Bugün şehirler değişti, hayat hızlandı. Ama o ilk orucun, ilk iftarın ve fırın önünde beklenen ilk pidenin hatırası hâlâ içimde sıcacık duruyor.

Çünkü Ramazan’ın özü değişmez:
Sabır, paylaşım ve huzur.
Zamanla biz değişsek de, Ramazan’ın mayası hep aynı kalır.