Boyabat’ta küçük sürücüler artıyor

Son zamanlarda Boyabat sokaklarında dikkat çeken bir görüntü var.

Elektrikli bisikletlerin üzerinde, çeşitli yaşlarda çocuklar…

Kimi kaldırımda, kimi caddede, kimi araçların arasından zikzak çizerek ilerliyor. Kimi de öyle bir hız yapıyor ki insanın içinden, “Evladım, sen nereye yetişiyorsun?” diye sormak geliyor.

Üstelik bu görüntü artık istisna olmaktan çıktı. Boyabat'ın hemen her bölgesinde elektrikli bisiklet kullanan küçük yaştaki çocuklara rastlamak mümkün.

Burada mesele çocukları suçlamak değil. Asıl mesele, çocuğuna bu aracı teslim eden yetişkinlerin sorumluluğu.

Çünkü elektrikli bisiklet bir oyuncak değil.

Direksiyonu var, freni var, tekerleği var, hızı var… Ve en önemlisi, trafikte otomobillerle aynı yolda ilerliyor.

Bir çocuğun trafik deneyimi yoksa; araçların hızını, fren mesafesini ve tehlikeli anlarda nasıl davranması gerektiğini yetişkinler kadar değerlendirmesi mümkün değil.

Elektrikli bisikletlerin sessiz olması da ayrı bir tehlike. Çocuk fark etmeden yola çıkabiliyor, sürücü de onu geç fark edebiliyor.

Bir anda park halindeki aracın arasından çıkan bir çocuk…

Bir kavşakta yapılan yanlış bir manevra…

Araçların arasından geçmeye çalışırken yaşanan küçük bir dengesizlik…

Bazen birkaç saniyelik dikkatsizlik, bir ailenin ömür boyu taşıyacağı bir acıya dönüşebilir.

Karayolları trafik mevzuatında elektrikli bisikletlerin kullanımıyla ilgili yaş ve diğer şartlar bulunuyor. 15 yaşını doldurmamış çocukların karayolunda elektrikli bisiklet kullanması hukuka aykırı.

Fakat sokakta gördüğümüz manzara, bu kuralın pek dikkate alınmadığını gösteriyor.

Burada biraz da kendimize sormamız gerekiyor:

Çocuğumuza bisiklet alırken kaskını düşünüyoruz da, onu trafiğin içine gönderirken neden düşünmüyoruz?

“Mahallede kullanıyor.”

“Bir şey olmaz.”

“Zaten yavaş gidiyor.”

“Arkadaşları da kullanıyor.”

İşte kazalardan sonra en çok duyduğumuz cümleler bunlar oluyor.

Elbette çocuklarımız bisiklete binsin, spor yapsın, sokakta oynasın. Ama yaşına uygun olmayan ve trafikte ciddi risk oluşturan araçların kullanımına izin vermek özgürlük değil, sorumluluğu başkasına bırakmaktır.

Çocuklarımızın hızdan önce güvenliği öğrenmeye ihtiyacı var.

Unutmayalım:

Elektrikli bisiklet oyuncak değildir. Çocuk da trafiğin içinde deneyim kazanacak bir sürücü değildir.

Bir gün “Keşke izin vermeseydim” dememek için bugün biraz daha dikkat edelim.