BİR DÖRTLÜK, BİR HAYAT
Dörtlüklerin Işığında Hayatın İzleri – IV
KURBAN AYI
Geldi geçti kurban ayı
Bacamız duman tütmedi.
Kestik ama öküzleri,
Yine öküzler bitmedi.
Nezih Yıldırım (2021)
KURBAN KESMEK Mİ, KENDİMİZİ DÜZELTMEK Mİ?
Her yıl kurban bayramı gelir…
Milyonlarca hayvan kurban olarak kesilir.
Sofralar kurulur, etler paylaşılır, ihtiyaç sahipleri gözetilir.
Fakat bayram bittiğinde insan ister istemez şu soruyu sorar kendisine!
Kurban gerçekten sadece hayvan kesmek midir?
Yoksa asıl kesilmesi gereken; kibir, cehalet, bencillik, hırs, öfke,dedikodu ve vicdansızlık mıdır?
Dörtlüğün ilk iki dizesi, maddî imkânsızlık yaşayan nice insanın sessiz feryadını dile getiriyor:
“Geldi geçti kurban ayı,
Bacamız duman tütmedi.”
Bu ifadeye göre de her evde kurban bayramı yaşanmadı.
Bir tarafta kurban etleri donduruculara sığmazken, diğer tarafta aylarca et yüzü görmeyen insanlar bulunuyordu.
İşte kurbanın asıl hikmeti de burada başlıyordu.
Paylaşmak…
Gözetmek…
Komşunun halini bilmek…
Kardeşinin derdiyle dertlenmek…
Dörtlüğün son iki mısrası ise çok daha derin bir hiciv taşıyor.
“Kestik ama öküzleri,
Yine öküzler bitmedi.”
Buradaki ikinci “öküz”, elbette hayvan değildi.
Nezaketten nasibini almamış insanı…
Kul hakkını önemsemeyeni…
Görgüsüzlüğü marifet sananı…
Empati kuramayanı…
Vicdanını susturanı…
İyiliği zayıflık gibi göreni anlatıyordu.
Çünkü kaba kuvvet sadece bedende olmaz.
Cehaletin de bir kabalığı vardır.
Kibrin de…
Nankörlüğün de…
İnsanı insan yapan; görünüşü değil, karakteridir.
Kurban Bayramı bize sadece paylaşmayı öğretmez.
Nefsimizi terbiye etmeyi de öğretir.
Affetmeyi…
Merhameti…
Fedakârlığı…
Tevazuyu…
Her türlü hak hukuk kavramlarını…
Eğer bütün bunlar hayatımıza yansımıyorsa, kesilen kurban sadece bir ibadet niyetiyle yapılmış bir eylem olarak kalır; esasın ruhuna ulaşamaz.
Toplumların gelişmişliği sadece yollarıyla, köprüleriyle veya binalarıyla ölçülmez.
İnsan kalitesiyle ölçülür.
Çünkü iyi insanlar çoğaldıkça güzel toplumlar oluşur.
Kötülük, kabalık ve vicdansızlık çoğaldığında ise en büyük kaybı yine toplum yaşar.
Belki de her bayram sonunda kendimize şu soruyu sormalıyız:
Ben bugün neyi kurban ettim?
Sadece bir hayvanı mı…
Yoksa öfkemi, kibrimi, bencilliğimi ve kırıcı yanlarımı da Allah rızası için terk edebildim mi?
Asıl bayram, işte bu soruya gönül rahatlığıyla “Evet.” diyebildiğimiz de bayram olacaktır.
“Dörtlük biter; hayatın düşündürdükleri devam eder.”
Hoşçakalın…
Nezih Yıldırım