Boyabatlı Anne  Duygu Dolu Anlar Yaşattı

Boyabatlı Anne  Duygu Dolu Anlar Yaşattı

Boyabatlı Anne  Duygu Dolu Anlar Yaşattı


10-16 Mayıs Engelliler Haftası Münasebetiyle Boyabat Özel Eğitim Uygulama Merkezi I. Kademe Tarafından Çeşitli Etkinlikler Yapıldı. 


Toplumda farkındalık oluşturmak onlara gerekli desei vermek amacıyla Boyabat Özel Eğitim Uygulama Merkezi Konferasn salonunda öğrencilerin hazırladığı program düzenlendi.Skeç,şiir ve velilerin konuşma yaptığı program sonrasında okul öğrencilerinin yapmış oldukları resim sergisi açıldı.

Programa katılan öğrenci velisi Gülseren Kaya'nın oğlu Hasan Mert'in Otizimli olduğunu örendiği süreç ve sonrasında yaşadığı bir takım sıkıntıları dile getirdiği mektubu ise dinleyenlere duygu dolu anlar yaşattı.

İşte Gülseren Kaya'nın Programda okuduğu mektubu

''Daha iki gün önce anneler günüydü, Annelik duygusunu Hasan Mert ile birlikte üçüncü kez yaşadım. Otizmli bir çocuğum olacağını hiç düşünmezdim. Otizmin nasıl bir hastalık olduğunu dahi duymamıştık; ta ki 3 yaşında tanısı konulana kadar. Normal bir çocuk bir buçuk iki yaşlarında konuşmaya başlar, konuşmadığını fark ettiğimiz an bir şeylerin ters gittiğini anladık ve öğrendiğimiz zaman dünyalar başımıza yıkıldı. Gözümüz hiçbir şeyi görmez oldu, diğer çocuklarımı bile unutmuştum. Varım, yoğum Hasan Mert’ti artık. Çevreden çok olumsuz sözler duydum sağır diyen, dilsiz diyen daha neler neler .. Kimine gerektiği cevabı verdim, kimine ise sustum çünkü onlar hiçbir zaman benim ne yaşadığımı bilemeyecekler. Nasreddin hoca çok iyi demiş ‘’ Damdan düşenin halini ancak damdan düşer anlar’’ bizimki de o hesaptı..

Otizm tanılı bir çocuğu doktora götürmek ne demek bilir misiniz ? Kapıdan içeri girmemek için siz tekmelerken, etraftaki bakışları görmezden gelerek içeriye girmeye çalışmak. Hemşirelerin çocuğunuzun kollarından bacaklarından tutarken oğlunuzun çırpınmalarını seyretmek, çığlıklarını duymak.

Veya dışarı çıktığımızda birinin cebine bakmak; para istediğini düşünüp para verenler oldu, bağırıp çağıranlar oldu. Oysaki telefon takıntısı vardı. Otizmli çocukların dönem dönem belli başlı takıntıları oluyormuş.

Oğlum tuvaleti geldiğinde erkekler tuvaletine götüremediğimiz için kadınlar tuvaletine götürmek zorunda kaldığımızda kadınların bize utanç verici bakışlar atması  ve daha niceleri, bunların hepsini zamanla aştım.

Doktorun bize söylediği tek bir tedavi yöntemi vardı ‘’ EĞİTİM’’ .

Öğrendiğimiz andan itibaren okullar araştırmaya başladık. 3 yaşından itibaren halen özel eğitime gidiyor.

İlk zamanlar derse girmek istemiyordu, sürekli ağlıyordu ama yavaş yavaş sabrederek üstesinden geldik.

Okula gitse ne olacak, okuyup adam mı olacak, 45 dakikada ne öğretiyorlar gibi daha birçok soruya maruz kaldım. Ne mi oluyor? Bilim insanı oluyorlar! Şu an elinizde tuttuğunuz telefonun, elektriğin daha birçok şeyin mucitlerinin hepsi otizmliydi.

Ben bilim insanı olsun demiyorum. Adını sorduklarında yazabilsin, söyleyebilsin,ağzından çıkacak Anne kelimesi için yıllarca bekledim. Abla demeyiüç ayda öğrendi,oysaki kulağa ne kadar da basit geliyor!

Şimdi ise Allahıma binlerce şükür olsun. Yemeğini kendi koyup yiyebiliyor, tuvalete kendi gidebiliyor, az çok derdini anlatabiliyor.

15 yaşına geldi Hasan Mert,12 yıl boyunca devamlı eğitim aldı, buralara gelmesinde en büyük yardımcıları da öğretmenleri oldu..

Hayattaki en büyük şans ‘’Küçükken iyi bir öğretmene denk gelmektir’’ zaten. Şu zamana kadar çok iyi öğretmenlere denk geldik, yeri geldi öğrencileri oldu, yeri geldi evlatları. Okula gitmek istemeyen çocuğum; okullar kapandığında sabah çantasını alıp servisinin gelmesini bekler olmuştu.

Bunların hepsi iyi bir öğretmen ve anne de bitiyor.

Her ortama girdim, her yere gittim, herşeyi yaptım onunla. Hiçbirinden gocunmadım.

Ben seninle büyüdüm oğlum, ben sana yol gösterecekken, sen bize yol gösterdin. Öğrendiğimiz gerçek hayatımızda olsa dahi kendimi şanslı bir insan olarak görüyorum. Çünkü sahip olabileceğim çocuklar arasında ben yine seni isterdim.

Bu zamana kadar en büyük destekçim ailem oldu, sonra öğretmenlerimiz .. Sizler sayesinde buralara kadar geldi benim oğlum.

Ve siz annelere tavsiyem var;

Çocuklarınızı çevreden saklamayın, bilin ki her birey bir engelli adayıdır, onları sevin yeter.

Bizden bekledikleri tek şey sevgi.

Seni çok seviyorum oğlum, İyi ki benimlesin…''

-Haber Merkezi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER